Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     367 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Sünnete uygun yeme içme ve beslenme adabı
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 127 -

Bu ahir zaman çağının sakinleri olarak çok zor bir zamanda ve zeminde yaşıyoruz. Neredeyse hiçbir şey, olması gerektiği gibi değil. Tabiattan ve doğal olandan alabildiğine uzaklaştık. Ne yediklerimiz doğal ne de davranışlarımız. Her şey sunî, her şey yapmacık.

Günümüzün en büyük meselelerinden biri de yanlış beslenmedir. Bu zamanda sağlıklı beslenme ne mümkün, hak getire. Doğru beslenme bir yana, öğün savuşturuyoruz. Ne bulursak onu yiyoruz. Yeme içme konusunda ilkelerimiz (ölçütlerimiz) yok gibi. Oysa insanın sağlıklı yaşaması için doğru zamanda, doğru miktarlarda ve doğru besinlerle beslenmesi şarttır. Yemek içmek, lezzet peşinde koşarak nefsimizi semirtmek için yapılan bir eylem değildir.

Müslümanlar olarak her konuda olduğu gibi beslenme hususunda da Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e uymak durumundayız. Bir başka söyleyişle sünnete uygun beslenmeliyiz. Peki sünnete uygun beslenme nedir? Resulullah Efendimiz nasıl beslenirdi?

Peygamber Efendimiz her şeyden evvel helâl kazanır, helâlle beslenirdi. Şüpheli şeylerden daima sakınırdı. Allah'ın helâl kıldıklarını yer, haramlardan uzak dururdu.

Hz. Muhammed (sav) az yer, az konuşur ve az uyurdu. Bu hususlarda ifrat ve tefritten sakınırdı. Onun şu hadis-i şerifi bunun özeti hükmündedir: "Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu (tehlikelisi) şunlardır: Karın büyüklüğü (göbek bağlamak), çok uyku, (maddi ve manevî) tembellik ve yakîn (iman) zayıflığıdır." (Suyuti, Fethu'l-Kebir, 1/58)

Yeme içme konusunda daima orta yolu tutmak gerekir. Zira Peygamber Efendimizin sofrası her zaman sadeydi ve israftan uzaktı. Evinde ne varsa onu yerdi. O, “Yemeğin bereketi, yemekten önce ve sonra elleri yıkamaktadır.” der, yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı. Yine oturarak yemek yer ve yaslanmaksızın yemeyi tavsiye ederdi. O daima sağ elle ve de önünden yerdi. Yemeğin sıcak yenilmemesini ve yemeğe üflenmemesini isterdi. Sofradakilerin önünden yemesini isterdi. O, helâl olan her şeyi yer, beğenmezlik etmezdi. Bütün bu ölçütlere baktığımızda en güzel ve en doğru beslenmenin sünnete uygun beslenme olduğunu görürüz. Buna riayet edenler hem sevap kazanır hem de sağlıklı yaşar.

Peygamberimiz iyice acıkmadan yemez, sofradan tam doymadan kalkardı. Yemeği ailece ve toplu olarak yemenin bereketi artıracağını söylerdi. Yine o, yemeği yavaş yer; suyu üç nefeste içerdi. O, yemek için yaşamaz; yaşamak için gerektiği kadar yerdi.

İnsanoğlu ne yazık ki yemeye içmeye pek meyillidir. Her şeyin en iyisini yer, bir türlü doymak bilmez. İsrafa düşmekten sakınmaz. Peygamber Efendimiz bununla ilgili bizleri şöyle uyarmıştır: "Kişinin her iştahını çekeni yemesi israf olarak yeter." (İbn Mace, Et'ime, 51)

Sünnete uygun hareket etmek için yemek adabına mutlaka uymalıyız. Yemeğe başlarken besmele çekmek yemeğin bereketi için gereklidir. Yemek bittikten sonra kabı iyice temizlemek de İslâmî ve insanî bir edeptir. Yemek işi bittikten sonra da o rızkı bize bahşeden Rabbimize şükretmeliyiz. Ondan evveli ve önemlisi de helâl rızıklarla beslenmeliyiz. Allah'ın haram kıldığı gıdaları yememeliyiz. Kazancımız her zaman helâl olmalıdır.

Bizler dünyaya yeme içme, gününü gün etme maksadıyla gönderilmedik. Allah'a iyi bir kul, Peygamberimize iyi bir ümmet olmak için geldik dünyaya. Hayatımızı sünnet üzere yaşarsak oburluktan sakınır, yemeyi bir amaç değil, yaşamak için bir araç olarak görürüz. Peygamberimizin sadık dostları sahabelere baktığımızda onların sünnete uygun yiyip içtiklerini, çok yemekten sakındıklarını görürüz. Dört halifenin ikincisi olan Hz. Ömer "Çok yeme içmeden sakının! Zira o, bünyenizi hastalandırır, korkaklığı artırır ve ibadetlerinizde tembelleştirir." (Aclunî, Keşfü'l-Hafa, 1/279) diyerek Müslümanları uyarmıştır.

Bu çağın şuursuz insanları her konuda olduğu gibi beslenme konusunda da dinden ve onun müşahhas örneği olan Peygamberimizden uzak bir hayat yaşamaktadırlar. Biz Müslümanlar yeme içmelerimizde “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez." (A’raf 7/31) âyetinin koyduğu ölçüye riayet etmeliyiz. En önemlisi de yedirenin ve içirenin Allah olduğunu unutmamalıyız. Allah'a şükretmeliyiz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ana demek, mana demek... - Sayı 128
Ekrandan akrana yahut bir... - Sayı 128
Suyun serencamı... - Sayı 127
Sünnete uygun yeme içme v... - Sayı 127
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Kardelenden haberler
Bileşke
Sonsuzluk
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17428281
 Bugün : 292
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 817815
 Bugün : 10
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 311
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim