Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     996 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Zor zamanların cesur sesi
Site Editörü

  Sayı: 120 -

Her dönemin kendine göre zorlukları, kolaylıkları vardır. Bazen savaşlar, bazen salgın hastalıklar dönemi zorlaştırırken, bazen refah dönemleri olur.

Necip Fazıl’ın dünyaya geldiği ve gençliğini yaşadığı yıllar milletimiz hattâ tüm dünya için zorlu bir dönemdi. Doğum yılı 1904. Son bir iki yüzyıldır çıktığı zirveden hızla inmeye başlayan Devlet-i Âli için ömür nimeti tamamlanmak üzere. Devletin dört bir yandan güç kaybettiği, halkın zorluklar yaşadığı yıllar... Gelen yıllarda koca imparatorluk yıkılacak, yeni bir rejimle yeni bir Türk devleti kurulacaktır. Üstad, Cumhuriyet kurulduğunda on dokuz yaşında. Halk bir yandan savaşların getirdiği zorluk ve fakirliğin etkisinde, bir yandan inkılâpları ile gelmiş yeni rejimin sancıları… Yazı değişmiş, alfabe değişmiş, giyim kuşamını bile değiştireceksin denmiş halka. Gerçekten zor bir dönem.

Kurtuluş mücadelesi milletimizin karakterini bir kere daha dünyaya gösteren çok önemli bir savaştı. Sayıları binlerle ifade edilen şehitlerimiz, kahraman gazilerimiz, topyekûn millet olarak bu mücadelede kan döktü, ter döktü. Nihayet bu mücadele kazanıldı ve yeni bir rejim ile milletimiz yeni devletini kurdu. Yeni dönemde rejim kendi devlet yönetim esaslarını tatbik ve kabul ettirmek için sert tedbirler aldı. Bu tedbirlerin önemli kısmı din kurumu üzerinde olduğu için müslüman halkı çok etkiledi. Ancak savaşlardan, fakirlikten bitap düşmüş halk yeni kanunlarla dinî hayatını etkileyen tedbirlere ses çıkarmadı, çıkaramadı. Düşünün, bu ülkede on sekiz yıl ezan Arapça okunamamış. Günümüzde buna nasıl ses çıkarılmaz demek kolay ama her olayı yaşandığı dönem ile değerlendirmek gerek.

Üstad’ın ortaya çıkışının bu dönemde olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir. Üstad, 18 yıl ezanın okunmamasına güçlü ses çıkartamayan bir toplumda ve böyle bir zamanda fikrî zeminde “ses” çıkaran ve çıkartılabileceğini gösteren bir “adamdır”. İstiklâl mahkemelerinin onlarcasını idama göndermesinin üzerinden henüz birkaç yıl geçmiş bir dönemden bahsediyoruz. Böyle bir dönemin hemen arkasından cesur bir sesin çıkması çok önemlidir. Zaten Üstad bir çok kez hapse girerek bu cesaretinin karşılığını (!) almıştır. Kanaatimce Üstad’ın en önemli özelliği bu cesaretidir.

Cumhuriyet sonrası dönemde Necip Fazıl gibi net ve gür şekilde sesini yükselten başka bir isim var mı emin değilim. Meselâ Mehmet Akif’in şairliğiyle de Üstad’a benzeyen bir yönü vardır ama belki yaşadığı yılların etkisi -Kurtuluş savaşı döneminde büyük gayretleri vardır- belki karakterinin kırılganlığından Üstad gibi karşılık bulamamıştır. İstiklâl marşının şairi olmasaydı ne kadar hatırlayabilirdik Akif’i? Merhum Akif çok daha zor bir dönemde yaşamıştır elbette ve enerjisini yoğunlukla kurtuluş mücadelesine vermiştir. Burada söylediklerimiz bir eleştiri değil, tespit. Üstad ile benzer dönemlerde Nurettin Topçu, sonrasında Cemil Meriç akla gelen isimler. Topçu’nun Hareket dergisinin ilk sayısı 1939’da, Büyük Doğu’nun ise 1943.

Üstad’ın toplumdan karşılık bulmasının en önemli nedenlerinden birinin kuvvetli bir şair olması olduğunu düşünüyorum. Şairliği hitabetini ve toplum üzerindeki etkisini çok artırdı. Derdini, dâvâsını, arayışını, buhranını cümlelere dökmeye çalışan bir dâvâ adamının anlaşılabilir olması hayli zordur. Diğer taraftan bir şair sayfalara sığmayacak cümleleri dört satırda şiire dönüştürebilir:

Ateşten zehrini tattım bu okun,

Bir anda kül etti can elmasımı.

Sanki burnum, değdi burnuna "yok"un,

Kustum öz ağzımdan kafatasımı.

Üstadın şiir dili nesirine ve konuşmasına da yansımıştır. Bu yüzden hitabeti çok güçlüdür. Ülke çapında verdiği konferanslar hâlâ konuşulmaktadır.

Üstad ve muasırı aydınların etkileri arasındaki farklar ilgi çekicidir. Gözlemlediğim kadarı ile merhum Nurettin Topçu eser sahibi talebe açısından daha zengin görünüyor. Dergâh dergisi Hareket dergisinin devamı olarak uzun yıllar yayınlandı (artık o da yok) ve ülkenin edebiyat-fikir dünyasında önemli bir yeri vardı. Üstad’dan sonra ise Büyük Doğu’yu devam ettiren veya başka bir isimle benzer bir hareket yapan en azından tüm ülkede etkili bir dergi olmadı.

Ülke politikasına ve siyasete geldiğimizde ise Üstad’ın çok daha etkili olduğunu görüyoruz. O kadar ki, onun gibi etkili ikinci bir isim yok. Siyasette bu etki ne kadar derindir, ayrı bir konu elbette ancak son elli yılda bu etkiyi ve sonuçlarını açıkca görüyoruz.

Hem fikir hem siyasette bu kadar etkili bir isim üzerine birçok araştırma, tez, sempozyum olması beklenir. Yeterli olmadığını söyleyebiliriz ancak son yıllarda belediyelerin gayretleri ile önemli sempozyumlar yapıldığını gördüm ve memnun oldum. Sayımıza hazırlık vesilesi ile bu sempozyumlardaki konuşmaların bir çoğunu dinledim, söylenenlerin ortak noktası şu idi: Üstad sindirilmiş, bastırılmış nesillere kaybettikleri cesareti vermiştir, her şeyi göze alarak ne olursa olsun dâvâsının arkasında durmuştur.

Üstad net bir insandı, kendine ve dâvâsına çok fazla güveniyordu. Bu güvenci ve kendisinden eminliği bazen dışarıdan bencillik olarak algılanabiliyordu. Bir yazar Üstad hakkında şöyle demişti; “kitabında bir tane bile “olabilir” gibi bir kalıp yok. Her cümlesi “Bu böyledir!” şeklindeydi ve aksi mümkün değildir ruhundaydı.”

Üstad onlarca eseri, konferansları, bin türlü çileye rağmen Büyük Doğu’su ve kitapları ile hayatını dâvâsı üzerine harcadı. Allah ondan razı olsun. Çok sevdiği, her şeyin önüne koyduğu Efendimiz’e komşu eylesin. Bizlere de onu doğru şekilde anlamamızı ve eserlerinden faydalanmayı kolaylaştırsın.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Takvadan bekâya helâl eko... - Sayı 128
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Oluklar çift
Sonsuzluk


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17239162
 Bugün : 3549
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 782204
 Bugün : 146
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 340
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim