Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     254 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ana güç
Ekrem Yılmaz

  Sayı: 124 -

Ananın ve anneliğin gücü… Annelik başlı başına bir güç zaten. Doğurganlık, vücuda getirmeye vesilenin son halkası… Allah var eden, yaratan güç; anne vesilesi ile de insanı yaratıp vücuda gelmesine sebep onu kılıyor.

Ana… Rahim sahibi… Rahîm, merhametlilerin en merhametlisi Allah… O Rahîm Allah, merhamet edeceği yavrusunu dünyaya getirmeden önce taşıdığı yere, annede rahim ismini verdirmiş ki, böylece merhametin heykeli kılınmış ana… Annelik…

Ana gibi yâr olmaz!

Niye?

Birçok izahı, hikâyesi, kıssası vardır elbet. Bir tanesi de şu: Hikâye olunur ki, delikanlıdan sevgilisi, annesinin ciğerini söküp, kendisine getirmesini istemiş. Delikanlı da merhametsizlik edip sevgilisinin bu dileğini yerine getirerek annesinin ciğerini söküp çıkarmış. Elinde kâse içinde annenin ciğeri, sevgilisine giderken ayağı takılıp düşmüş delikanlı... Ve o anda kâse içindeki ciğer dile gelip:

- Evlâdım! Acıdı mı bir yerin? Demiş.

Analık bu mu? En asgarî anlatım ile de bu kadar tasvir edilebilir. Elbet analığın daha da fazlası var. Daha fazla övgüsü, hikâyesi ve anlatımı…

Ana yüreği, deriz. Manâsı? Derin mi derin. Oraya inmek zor. Oranın keşfi bizi aşar.

Ana kuzusu… O merhamet heykeli anne, kuzusundan vaz geçer mi? Geçmiyor. Geçmez. Dil, din, ırk, cins ayırmadan bu böyle… Hem insan ve hem hayvanlarda açık açık gözlenen budur.

Anne dünyanın en merhametlisidir. Dünyanın en merhametli varlığı… Evlâdına el sürecek, onu elinden almaya kalkacak olursan dünyayı başına yıkar. Evlâdını alanın kapısına öyle oturur ki, canını vermeden oradan kalkmaz. Ve o kapıya duvar olur, işlemez hale getirir orayı... Diyarbakır Anneleri Destanının ilk tuğlasını koyan anne gözünüzün önüne geldi mi? Ve o kapının ne hale geldiği: Duvar! Kepenk indi, dükkân kapandı. Ve günler, aylar, yıllar geçti; Diyarbakır Anneleri bir destanın adı oldu böylece…

Hiçbir silâhlı girişimle alınamayacak sonucu aldılar. Eşkiya yuvasının damını çatırdattılar. Yuvalarından ettiler, merkezleri olan ilde partilerinin şubesini kullandırtmadılar, işlevsiz kıldılar. Parti ve eşkiya çetesinin mırıkları kırıldı, burunları sürtüldü. Bu ana güç: Anneliğin gücüydü!..

Bu anneler ne yaptı: Bunlar bu gücü nereden buldu, onlara bu gücü kim verdi?

- Kimse vermedi.

Ölümü göze alan böyle güçlü olur. Onlar ölümü göze aldılar ve ölümüne meydan yerine döküldüler. Ve netice ortada!

Can vermeyi cana minnet saydılar, bir bir evlâtlarına da kavuşuyorlar. Elbet hayatta kalmış olanlarına… Hayatta olanı olmayanı meçhul, ama annelerin ümitleri malûm: O ümit onları yaşatıyor, mücadelelerinin yakıtı, iksiri oluyor. Ve bugün gelinen noktada da dağdakine de silâh bıraktıracak, köklerine kibrit suyu döktürecek ve haydut çetesi dağıtılacak. Bütün bunlarda annelerin payı büyük. Azimlerinin payı yadsınamaz.

Bu konu beylik laflar etmeye çok müsait bir alan… Ancak canı yananı orda görüyoruz ve ateş düştüğü yeri yakıyor. Ateş onları yakıyor ve ateş yüreklerinde… Ateş onların ocaklarına düşmüş, ateş onların ocaklarını yakmış. Ateş onların yüreğini dağlamış, dağlamaya devam ediyor. Allahu âlem o yara kabuk tutmuyordur. Kendi babaannemden biliyorum, bir ömür o acıyı son nefesine kadar sayıkladı durdu: Sesi halâ kulaklarımda… Evlât acısı vardı onun da. On beşinde bir şekilde kurban gitmişti yavrusu: Amcam…

İşte o Diyarbakır Annelerinin yüreğindeki acılarını da vatan sathına nasıl yaymalı ki, duygu ve idrakte onlar ile ortak olabilelim. Bu acıyı olabildiğince iliklerimizde, ciğerimizde hissedelim: Hissettirelim!

Nasıl? Metodu herkesin kendine özel olmalı… Vicdanlara havale!

Bu başarılırsa sözler beylik laf olmaktan çıkar, yine onların tekrarı ile o deyişlere yeniden can verilir, vicdanîleşir… Mevzu her vicdan sahibi insanımızın meselesi, derdi, yürek yarası haline gelir; gelmeli de değil mi? Bu başarılmalı!.. Can vermeyi cana minnet bilenlere ortak olmalı ve yürek yangınları paylaşılmalı! Bununla biz de yürek yangınımızı artırmalıyız ki, o annelerin biraz olsun acısı hafiflesin ve yürekleri serinlesin: ‘Acılar paylaştıkça azalıyor.’

Şu habere bakar mısınız:

Şahinan ÖZCAN, Diyarbakır Annesi… Diyor ki: “7 yıl önce oğlumu çaldılar. Yavrumu benden kopardılar. Ve 7 yıldır evimin kapısını kilitlemiyor, gece gündüz kapımı açık bırakıyorum; oğlum gelirse kapıyı açık bulup çalmadan girsin diye…” Gönül kapıları hepten, ebeden açık zaten. Şarkının dediği gibi: Gönül kapım açıktır, çalmadan gir içeri!

Diyarbakır Anası da onu diyor: Yeter ki, gel oğlum; kapım açık ve seni eşkıya çalalı kilitleri kırdım attım. Sensiz ocağım tütmüyor.

İşte bu ana güç, bu Diyarbakır Anneleri PKK eşkiyasının çanına ot tıkadı. Yollarını kesti, örgüte katılımı azalttı. (HDP Diyarbakır şubesi) Dükkanına kepenk indirtti. Bugün itibariyle de hepten yok edilmesine vesile oluyor. Şüphesiz bu bir destandı.

Bu gücün silâhı neydi? Analar bunu nasıl, ne ile başardı?

Ana güç: Söz ve fikirdi şüphesiz. Söz ve fikir; silâhın, kılıcın başaramadığını başarmıştı, anaların dilinde…

Destan buydu: Ana gibi yâr olmuyor, söz ve fikir gibi silâh bulunmuyormuş: Hedef 12’den vuruldu.

Hamdolsun.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Nerdeyiz... - Sayı 126
Korkaklar... - Sayı 126
Sınırlar ötesinde... - Sayı 125
Çocuk... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Büyük camgözlerle yüzen karahindiba
Hakkın hâdimleri ve bâtılın vekâlet sava
Nereye kadar?
Ehl-i gönül
Nesl-i muazzez
Gül kokusu
Meçhule hitap
Gelecek sayı (127) konusu
Korkaklar
Hâramiler


Ali Erdal - Nereye kadar?
Kadir Bayrak - Mukaddes beldelere-2
Ekrem Yılmaz - Korkaklar
Ekrem Yılmaz - Nerdeyiz
Fatma Pekşen - Dağlara çen düşende
Dergi Editörü - Ben kazandım, biz ka...
Site Editörü - Vekâlet savaşları
Necip Fazıl - Yahudi (Terkip ve Te...
Necdet Uçak - Annem var güzel anne...
Necdet Uçak - Bu vatan bizim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (127) k...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gazze ateşkes görüşm...
M. Nihat Malkoç - Gördüm seni, gördüm ...
M. Nihat Malkoç - Gazze, ümmetin imtih...
Zaimoğlu - Gündüz, geceye muhta...
Zaimoğlu - Sağlam kulp
Halis Arlıoğlu - Hâramiler
Halis Arlıoğlu - Meçhule hitap
Ahmet Değirmenci - Geri verin
Ahmet Değirmenci - Kurban
Ahmet Değirmenci - İki ara bir dere
Büşra Duru - İslâmın meşalesi ile...
Remzi Kokargül - Malatya suskun, durg...
Murat Yaramaz - Şüphe
Murat Yaramaz - Amnezi
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Duruldum
Mahmut Topbaşlı - Cemre sancıları
Cahit Ay - Kimdendir
Cahit Ay - Ondördünde
Cahit Ay - Sana geliyor
Rıdvan Yıldız - Kaş ve bulut
Vahid Aslan - Adam olmaq derdi
Vahid Aslan - Günəbaxanlar
Emine Öztürk - Yolun sonu
Osman Akçay - Büyük camgözlerle yü...
Mustafa Makas - Vesâyet savaşları
Yaşar Akyay - Hakkın hâdimleri ve ...
İbrahim Durmaz - Kızılelma
Mehmet Emin Armağan - Nesl-i muazzez
Mehmet Emin Armağan - Ehl-i gönül
Mustafa Kozlu - Mutluluk
Uğur Utkan - Hz. Ebubekir Sıddık
Kemal Çerçibaşı - Bir yıldırım çarptı ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16552705
 Bugün : 2568
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 715579
 Bugün : 39
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 199
 126. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim