|
Bülbülü şeyda gibi Mahmut Topbaşlı Sayı:
127 -
 İçimizde yeşerir yediveren gülleri,
Bülbülü şeyda olup başka bağda ötmeyiz!
Koyun kuzu melerken en gümrah yaylalarda,
Kendi necasetinde dolananı gütmeyiz…
Rahmet olan damlalar düştükçe üstümüze,
Toprağımız bellidir başka yerde bitmeyiz.
Mazlumun arkasında dağ gibi dururuz da
Nice emanetleri gönlümüzden itmeyiz.
Pişip olgunlaşmaya için için yanarız,
Közümüzde kavrulur duman duman tütmeyiz.
Yürekler aşkla çarpar sevdamız vatan bizim,
Şehitlerin mirası bu topraktan gitmeyiz…
Varlığın potasında şükürlere bürünüp,
Hiçlik âlemlerinde bir zerreye yetmeyiz.
Dervişane duygular yüreklerin süsüdür,
Tevekkül libasımız çula minnet etmeyiz.
Toktur gönül gözümüz saraylar netsin bize?
Toprakta secde eder ipek üzre yatmayız…
Masiva aklımızı çelmeye bin uğraşsa,
Dönüp bakmaz gözümüz, bir nebzecik tutmayız.
Yürekten bağlanınca sonsuza uzanır yol,
Dostluk yarenlik şiar, kardeşliği satmayız…
Yiğitlik mirasımız kahramanlar eliyle,
Kalleşliğe pirim yok arkadan ok atmayız!
Gün gelir cenk başlarsa gayretimiz şahlanır,
Kuşanır kılıçları kını kına çatmayız.
Fitne fesat barınmaz yüreğimiz kavidir,
Sapla saman ayrılır birbirine katmayız,
Helâl lokma şifadır, paylaşmaksa bereket,
Yayla çiçeklerinden başka balı tatmayız.
Mazluma şefkat eli, masuma adaletiz,
Daima güler yüzler, yetime kaş çatmayız.
Yaradılış sırrına vâkıf olmak aşkıyla,
Hikmetleri ararken bidat dolma yutmayız…
Kutlu emanetleri gönlümüzden itmeyiz.
Tevekkül libasımız çula minnet etmeyiz.
Kalleşliğe pirim yok, arkadan ok atmayız.
|