Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3483 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Uluslararasy Siyasette TU? OLMAK
Mustafa Büyükgüner

  Sayı: 60 - Nisan / Haziran 2008

Uluslararası diplomaside, ülkelerin güttükleri politikalar kadar kamuoyunda itibarlarını korumaları da önemlidir. Bu konuda en güçlü milletlerden İngilizlerin sefaret ve dış politika teknikleri bizim okullarımızda dahi ders olarak okutulması başka neyle açıklanabilir? Ülkemizde ise bu tür konular maalesef pek itibar görmüyor.

Halbuki uluslararası hukuk dediğimiz, devletlerin birbirleri ile olan ilişkilerini düzenlemeleri, kamuoyunda biraz da devletlerin birbirlerine alt etmeleri, diplomatik yolla tuşa getirmeleri demek. Osmanlı döneminde pek çok müspet örneğini bildiğimiz bu "tuşa getirmeler"le son zamanlarda maalesef menfî yönde karşılaşır olduk.

Şimdi de, gündemi en çok meşgul eden husus olan, Türk Ordusu’nun Irak'ın kuzeyinden birden bire çekilmesi sonrası, çıkan tartışmalarda bunu yaşadık. Irak topraklarından çıkma planlaması önceden yapılmış olsa dahi, hem Irak'ın hem de Amerika'nın devlet başkanı ve bakanlar düzeyindeki açıklamalarının hemen akabinde olması insanın aklına ister istemez çeşitli sorular getiriyor. Üstelik bu olay günümüzün iletişim şartlarında hem dünyanın dört bir yanında hem de ülkemizde anında haber olmuşken... Ortada bir gerçek var, Türk Ordusu Irak topraklarına sınır ötesi operasyona başladığında hem uluslararası kamuoyundan hem de yerel ve merkezî Irak yönetimlerinden ilk başta her hangi bir tepki görmedi. Hatta bu operasyonun Türkiye'nin kendi güvenliği için gerekli olduğunu söyleyerek destek olanlar çoğunluktaydı. Ancak operasyon ilerledikçe, başta yerel yönetim olmak üzere, hem Irak'ta hem de Amerika'da çeşitli tepkiler, eleştiriler başladı. Nihayetinde de Bush'un Türk Ordusu’nun geri çekilmesi yönündeki beyanları ve Amerika Savunma Bakanının da Türkiye ziyareti sonrasında Türk Ordusu sessiz sedasız Irak topraklarından çıktı.

Birbirimizi kandırmaya lüzum yok. İletişim araçlarının bu kadar yaygınlaştığı ve çoğaldığı bir dönemde Türk Ordusu'nun geri çekilmesi dakika dakika dünya medyasına yansıdı. Genelkurmay aynı gün bu haberleri yalanlamadığı gibi, resmen kabul de etmedi. Günün akşamında çekilmeyi resmen duyurdu.
Şimdi, üniformalarımızı çıkarmak veya siyaseti bırakmak gibi hamaset politikalarına kulak asmadan düşünelim. Elbette ordumuza güveneceğiz, onun dediğini (gerçek) kabul edeceğiz. Ancak bu geri çekilme tarih ve şartlar itibariyle henüz operasyon başlamadan önce planlanmış olsa dahi, üst üste gelen "Türkiye Irak'tan çıkmalıdır, çıkacaktır" ve benzeri söylemlerin arttığı bir anda birkaç gün ertelenemez miydi? Operasyon aşamaları şunu gösterdi ki, aslında Türk Ordusu hiç de yabancısı olmadığı Kuzey Irak arazisine bu sefer yavaş yavaş ve yerleşe yerleşe ilerliyordu. Yoksa daha önce 4-5 saatte ele geçirilen Zap'a bir haftada ulaşılır mıydı? Yani ikmal yolları açılıyor ve emniyette, öndeki blok temizlenerek gidiliyor. Ve en önemlisi operasyonu başlatan birlikler çok kısa bir süre önce geri çekilerek taze birliklerle cephe takviye edilmiş. Türk Ordusu’ndaki bu strateji, belli ki, Irak'ta bir müddet kalacak tedbirlerin alınmakta olduğunu işaret ediyor.

Ama bu strateji hala kafa karışıklığına sebep olan bir kararla yerle bir ediliyor. Bizce bu geri çekilme Türkiye'nin operasyondaki başarısını gölgeye düşürecek ölçüde büyük bir etkiye sebep olmuştur. Türk sefareti asıl Amerika dedikten sonra Irak'tan çekilerek "tuş" olmuyor mu? Geri çekilme kararı alınmış dahi olsa birkaç gün ertelenemez miydi? Bu erteleme uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin itibarının bu yönde zedelenmesini engellemez miydi? Ve asıl önemlisi bu çok basit önlemi dahi düşünecek bir siyasetçi, bürokrat veya devlet adamı çıkmadı mı?

Uluslararası politikada öncelik; milletin ve millî menfaatlerin korunmasında olması gerekir. Bunun için de elbette dış politikanın milli değerler ve menfaatler üzerine kurulmuş olması şarttır. Millî bir dış politikamız olsa; milletimizin ve devletimizin menfaatleri için uğraşan bir sefaretimiz olsa böyle tuşa gelir miydik?

Ama bir dakika, bu ülkenin dış politikasını yönetenler ve yönlendirenler daha bir ay önce Kosova bağımsızlığını ilan ederken "Bakalım Amerika ve Avrupa Birliği nasıl tavır alacak" diye bekleyip, onların oyuna göre görüş açıklayanlar değil miydi?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Heybemden... - Sayı 116
Dünyanın En Kısa Hikayesi... - Sayı 111
on dört, otuz yedi, elli ... - Sayı 106
Taşlar dile geldi... - Sayı 97
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (121):
Türk masal ve destanları...

Son Eklenen Yorumlardan
 sağlık dileklerimizle, hürmetle...... naci eroğlu

 Elinize emeğinize sağlık sevgili Halis hocam.Yazılarınızı takıp ediyorum hislerimize tercüman oluyor... Ahmet

 Elinize emeğinize sağlık sevgili Halis hocam.Yazılarınızı takıp ediyorum hislerimize tercüman oluyor... Ahmet

 bosch professional gop 185-liBeylikler dönemini hatırlayalım, birbirlerine karşı üstünlük mücadelesi... Feyzi

 "Yürü kardeşim,Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin."Sen ve senin gibi şuurlu insanların sayıları bereke... Nilüfer Mihailoğlu


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Ayağa kalk Sakarya
KELİME HARCIYLA SÖZ ABİDELERİ İNŞA ETMEK
Mesut teselli
İslâm’ı yenilemek
Birinin yerini doldurmak


Ali Erdal - Ademe mahkûmiyetten ...
Ali Erdal - Hem şahin, hem güver...
Ali Erdal - Hem şahin, hem güver...
Kadir Bayrak - Hesaplaşma zamanı
Necip Fazıl Kısakürek - İslâm’ı yenilemek
Necip Fazıl Kısakürek - Benim halim
Bedran Yoldaş - Nice sahipsiz yüzler...
Ekrem Yılmaz - RÖPORTAJ - ŞEYMA KIS...
Ekrem Yılmaz - Üstad ile
Ekrem Yılmaz - Sessiz geliş
Ekrem Yılmaz - Dağların ardı
Fatma Pekşen - Pehlivan dayının elm...
Ahmet Mahir Pekşen - Şiirimde Necip Fazıl...
Dergi Editörü - Ektik ektik yetişece...
Site Editörü - Zor zamanların cesur...
Necdet Uçak - Torunuma
Necdet Uçak - Gel temiz tut
Necdet Uçak - Necip Fazıl Kısaküre...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gazzeli kelebekler
M. Nihat Malkoç - KELİME HARCIYLA SÖZ ...
Zaimoğlu - Birinin yerini doldu...
Zaimoğlu - Üstad Necip Fazıl et...
Zaimoğlu - Seni bilsinler
Ayhan Aslan - Maya
Ayhan Aslan - Erzak
Mehmet Balcı - Deli Ozan
Mehmet Balcı - Artist Efendi
Av. Mustafa Büyükgüner - Necip Fazıl’ı anlatm...
Muhsin Hamdi Alkış - Ne Fa Ka, bedenini a...
Halis Arlıoğlu - Gabar’da petrol mü ç...
Muzaffer Doğan - Büyük Doğu, Necip Fa...
Murat Yaramaz - Kuzgun
Murat Yaramaz - Cephe
Murat Yaramaz - Öyle mi
Mahmut Topbaşlı - Gerçeğin özü
Melih Aydoğ - İdrak
Muammer Zeki Aygur - -dan
İlkay Coşkun - Ayağa kalk Sakarya
Tuba Kanlıkama - Asr-ı Saadet’in hanı...
Özkan Aydoğan - Bir çiçek
Heybet Akdoğan - Lina
Emine Öztürk - Kuşlar
Mustafa Makas - Üstad
Hüma Sunguroğlu - Mesut teselli
Abdullah Doğulu - İcazetsizler ve cemi...
Bekir Oğuzbaşaran - Abdülhakîm Arvâsî (k...
Kâzım Albayrak - Necip Fazıl’ın hadis...
Murat Ertaş - Bir artist karakter,...
Ahmet Sezgin - Kaldırımlar, Çile, S...
Bülent Acun - 40 maddede bendeki Ü...
Zekeriya Yılmaz - Türkçe çağlayan ırma...
İlyas Subaşı - İfade ve hızını düşm...
Orhan Oyanık - Yüreğime sor
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 13655670
 Bugün : 16992
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 612722
 Bugün : 81
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 77
 120. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 29 Mayıs 2024
Künye | Abonelik | İletişim