Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3599 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kemal, Zevale Delâlet Eder
Av. Özgür Alkan ALKIŞ

  Sayı: 76 - Nisan / Haziran 2013

Batı medeniyeti, Roma nizamı, Hristiyan ahlâkı ve Yunan aklı üzerine kuruludur. Bu temeli siyasî birliğe dönüştürmek üzere Avrupa Topluluğu ve akabinde Avrupa Birliği kurulmuştur. Türk ve Türklük de bu 3 unsurla mücadele ederek dünya sahnesinde varolmuştur.

Papalık Vatikan merkezli dünyanın en küçük devleti olsa da etkisi ve derinliği bakımından en mühim devletlerinden ve kurumlarından biri. Avrupa’da bulunup da lâikliği benimsemeyen tek devlet. Milyarlarca euroluk bir kaynağa hükmediyor. Kilise ve ruhbanlık teşkilâtlarıyla hemen her dünya ülkesinde temsilciliği ve bilgi sağlayan elemanları bulunan ve büyükelçisinin statüsü bulunduğu her ülkede batılı ülkelerin büyükelçilerinin reisi olan istisnai bir devlet. Bu devletin önemi teşkilâtının büyüklüğünden veya sahip olduğu maddî kaynaklardan gelmiyor. Papalığın asıl önemi Batı medeniyetinin temelini teşkil eden 3 ana unsurdan biri olan Hristiyan ahlâkının temsilcisi olarak görülmesinden ileri geliyor.

Bundan 10 ve 15 yıl önceki elinizde tuttuğunuz 22 yaşındaki dergimizin ilk sayılarında “Medeniyet Bul(a)şması” ve “Ouo Vadis Dünya Nereye” başlıklı yazılarımızda Batı medeniyeti ve dünya Quo Vadis (nereye) diye sormuş ve Batı medeniyetinin çöküşün eşiğinde olduğunu iddia etmiş idik. Bunu iddia ettiğimiz anda Batı medeniyetinin çökmesini bırakın sendeleyebileceğini bile düşünmek bazıları için muhal idi; zira Batı Medeniyeti ve onun siyasî projesi olan Avrupa Birliği’ne katılmaya karşı olmak şöyle dursun sonuçsuz bir müzakere sürecinin bile Türkiye için ehlileştirici (!) olacağı sözde aydınlar tarafından empoze ediliyor, tek yanlı teslimiyet demek olan gümrük birliği için bile gündüz vakti havai fişekler atılıyordu.

Çok şükür ki bugün, aydınlarımız değilse bile idarecilerimiz Avrupa Birliği’nin ve Gümrük Birliği’nin ülke menfaatlerine olup olmadığını değerlendirebilen bir akli olgunluğa eriştiler.

“Kemal Zevale Dalalet Eder”

O günlerde yani 90’lı yıllarda ve 2000’lerin başında Batı medeniyetinin zulmü kemal noktasında idi. Irak’ta Amerikan emperyalizmi George W. Bush ağzından kendini crusader (haçlı savaşçısı) olarak tanımlıyor, “ya benimlesiniz ya da düşmanımsınız” diyerek ve yeni Roma biziz haykırışıyla dünyaya nizam vereceğini ilân ediyordu. Öte yandan İsrail en vahşi saldırılarını sürdürüyor. Vahşi Kapitalizm fahiş faizler ve uluslarası para kuruluşları eliyle de 3. Dünya Asya ve İslâm ülkeleri kölelik düzenine mahkûm ediliyordu.

İşte bu zulmün kemal noktası idi. Kemalin zevale dalalet edeceğini düşünüp 20 yıl içerisinde yazdığımız yazılarda Batı Medeniyetinin zulümde kemale erip inşallah Gayretullah’a dokunacağını umduk. Tıpkı Çanakkale’de zulmün kemalinin zevale dalalet edişi gibi..

Bugün geldiğimiz noktada;

* Papalık bir önceki papa döneminde ayyuka çıkan sapıklık sodomi sübyancılık, kara para, yolsuzluk skandallarıyla sarsıldı ve Papa istifa etmek zorunda kaldı, kemmiyet bir noktadan sonra keyfiyeti de belirlediğinden, o derecede ruhbanın ve kilisenin kirlenmiş olmasının kurumu da kirleteceği aşikâr idi. Esasen kendi tarihi bir zulüm tarihi olan Vatikan tekraren kendi zulmüne ve ahlaksızlığına mahkûm oldu. Sıradan Hristiyanın gözünde Hristiyan ahlâkı ahlâksızlıkla özdeşleşmiş olmakla Batı medeniyetinin bu temeli sarsılmış oldu.

* Yunan aklı ise artık sadece kurnazlığa tahvil edilmiş olduğundan ve düştüğü acıklı iflâs ve müstemleke görüntüsüyle “kendi himmete muhtaç dede kime himmet ede” seviyesinde zillete hapsoldu.

* Roma nizamını idealleştiren batının yeni Roma kurma ideali olarak temeli atılan “Avrupa Birliği” bırakınız siyasî birliği ekonomik birliğini bile muhafaza edemeyecek boyuta geldi,

* ABD Afganistan ve IRAK’ta aczini itiraf ve geri çekilme noktasında, Bizzat Obama ABD içinden ekonomik ve siyasal zulme karşı bir iddiayla zuhur etti ve kuruluşundan bu yana ilk defa Siyonist örgütlerin tümü bir ABD başkanına cepheden ve tümden karşı çıktı. Elbette ki bir iddia hali belirlemez. Hali fiiller belirler. Onun da ne kadar muktedir olacağı zaman içerisinde görülecek.

* İsrail tarihinde ilk kez bir devletten özür diledi. Mevcudiyetinin devamı için uzlaşmaya da mecbur olduğu batıl analistlerce bile ifade edilir oldu.

* Arap halkları Batı zulmünün aşağılık ajanları olan diktatörlerini def edip şimdilik arızaları olsa da özyönetim imkânına kavuştular.

* Dünyanın ana ekonomik ekseni Batı’dan BRIC (Brezilya-Rusya-Hindistan-Çin) ülkelerine kaydı. 20 yıl içerisinde ABD’nin dünyada ekonomik belirleyiciliğini kaybedeceği bizatihi OBAMA’nın konuşmasındaki bir itiraftır. Ekonomik dayanakların bir süre sonra siyasal vaziyeti de belirleyeceği tarihin bir kuralıdır. Alt yapı üst yapıyı belirler. Ekonomik seviye bir süre sonra bilim ve askeri alanda da tekâmülü beraberinde getirip Batı medeniyetinin hâkimiyetinin son ricat borusunu çalacaktır.

* Nihayet hepsinden de önemlisi ülkemiz devletimiz ve milletimiz tarihin arka planını çok sonra yazacağı bir dönüşüm geçirdi. Zalimin halkasını kırdı, Adilin halkasını da tüm dünyaya yayma iddiasını ifade edebilir oldu, bu sayededir ki tüm mazlum milletler için de bir mücadele cehdi ve imanı zuhur edebildi.

Karahanlı, Selçuklu, Osmanlı’dan tevarüs ettiğimiz Nizam-ı Âlem mefkûresini bilmese de vicdanında muhafaza eden milletimiz ve Batılıların çizdikleri sınırlarına hapsolma şartıyla kuruluşuna izin verdikleri Cumhuriyetimiz önünde yeni bir dünya kuruluyor.

Çöken Batı medeniyetinin bize çizdiği dairenin dışına çıkıp tarihin zalimin yeni dünya düzeni değil! Adilin yeni dünya düzeni budur! Demek ve bugün için en mühim eksikliğimiz olan insan kaynağımızı eğitim ve öğretim ile maddî manevî tüm ilimlerle donatıp, askeri teknoloji ve ilimle meydan yerine çıkmak medeniyetimizin ve oluşumuzun dalaletiyle millî vicdanî ahlâkî ve insanî borcumuzdur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
15 Temmuz Kahramanlığını ... - Sayı 93
Ne Fa Ka, Bedenini Arayan... - Sayı 92
İsmiyle müsemma Kardelen’... - Sayı 85
Stratejide yapılan hata, ... - Sayı 78
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16906454
 Bugün : 1005
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 745841
 Bugün : 184
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1018
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim