Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5128 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Tohumdan somuna ekmeğin hikâyesi
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 78 - Ekim / Aralık 2013

Türkiye, aslında kendi kendine yeten az sayıdaki ülkeden biridir. Yeter ki kaynaklarımızı israf etmeden yerli yerinde kullanalım. Unutmamalıyız ki eldeki hiçbir kaynak sınırsız değildir. Kaynaklarımızı yerli yerinde kullanmazsak bir gün sıkıntı çekeriz.

Ölçüsüzce kullandığımız nimetlerin başında, sofralarımızın baş tacı olan ekmek gelmektedir. Oysa bir ekmeğin tarladan sofraya yolculuğunu şöyle bir hayal edersek uzun aşamalardan geçerek sofralarımıza ulaştığını görürüz. Çiftçi tohumu tarlaya atar; çimlenip büyümesi için sürekli onunla ilgilenir. Hasattan sonra başaklar dövülür, taneler ambarlara doldurulur. Daha sonra değirmenlerde öğütülür. Un haline gelen buğday, fırınlarda işlenir, hamur haline getirilir. Daha sonra sımsıcak ekmek olarak soframızdaki yerini alır. Ekmeğin hammaddesi olan buğday, tarladan sofraya gelene kadar birçok insanının elinden geçer.

Ekmek deyip de geçmemek lâzım. Ekmek en mübarek nimetlerin başında gelir.  Eskilerimiz bir ekmek kırıntısının yere düştüğünü görse onu yerden alır, öpüp başına götürürdü. Millet olarak ekmeği kutsal sayarız, çok kere de ekmeğin üzerine yemin ederiz.

Ekmek, hayatımızı çepeçevre kuşatmıştır. Onun olmadığı bir dünya düşünülemez. Ekmekle ilgili bir çok deyim ve atasözümüz vardır. Bir insanın meslek sahibi olup kendi kendine yetmesine “ekmeğini eline almak” veya “ekmeğini kazanmak” deriz. En güç işleri yapıp geçimini sağlamaya “ekmeğini taştan çıkarmak” deriz.

Ekmek hayatın olmazsa olmazıdır. Hayatımızda bu kadar önemli olan ekmek; şiirlere, hikâyelere ve romanlara da konu olmuştur. Şair sevdiğine ne kadar çok değer verdiğini anlatmak için ona “su gibi azizsin, ekmek kadar mübareksin” demiştir. Atalarımız 'Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır' diyerek ekmeğe verdikleri önemi göstermişlerdir.

Geçmişte bir parça ekmek uğruna  ne masum bedenler toprağa girdi, günümüzde de girmeye devam ediyor. Artık bu olaya dur deme vakti gelmedi mi? Ekmek israfını önlemek zor bir iş değildir. İhtiyacımız kadar ekmek alalım, bayatlamasına izin vermeyelim. Günümüzde Afrika'da binlerce çocuk bir somun ekmek bulamadığı için aç ve perişan haldedir. Ekmek israfını önleyerek onların açlığını giderebiliriz. Ekmeklerimizi çöpe atmayalım,  paylaşalım. Ekmeği yiyeceğimiz kadar alırsak çöpe atmak zorunda kalmayız.

Dünyada her insanın kaderi farklı farklıdır. Bir kısım insanlar bolluk içinde yaşarken bir kısım insanın da yiyecek ekmeği olmaz.  İnsanların önemli bir kısmı bizim israf ettiğimiz ekmeklere muhtaçtır. Bu gerçekleri görmezlikten gelerek yaşamak mümkün müdür? İsraf ettiğiniz ekmekleri bir fakire verseydiniz o da, siz de inanın çok mutlu olurdunuz. O insanın mutlu olma sebebi karnını doyurmak,  sizinkisi bir düşküne yardım etmek ve israf edilecek ekmeğin günahından kurtulmaktır. Dünyada fakiri mutlu etmek kadar güzel bir şey var mıdır?

Unutulmamalıdır ki israf edilen her bir somun ekmek, aç insanların yüreğini yaralar. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bir araştırmada, ülkemizde günde 6 milyon, yılda 2.1 milyar ekmeğin israf edildiği sonucu ortaya çıkmıştır. Bu korkunç bir rakamdır. Konuyla ilgili araştırmacılar, ülkemizde bir yıl içerisinde israf edilen ekmekle 500 okul yapılabileceğini söylemektedir. Türkiye'deki senelik ekmek israfı fakirleri üç yıl doyurur; peki durum bu iken neden bu olaya göz yumuyoruz ey insanlar!... Neden?...

Tok insanlar açlığı yaşamadıkları için bu durum onlara hikâye gibi gelir. Halkımız bunu anlatmak için 'Tok açın halinden anlamaz' özlü sözünü kullanmışlardır. Ekmek sofralarımızın baş tacıdır, onun olmadığı bir sofra düşünülemez. Ekmek açlığımızın tek ilâcıdır. Halkımız ekmek israfını önlemek için kuru ekmeklerini değişik şekillerde değerlendirmişlerdir. Bunlardan en önemlisi ekmek tatlısıdır. Bayatlayan ekmeklerin şerbetli su içerisinde bekletilmesiyle yapılır. Böylece ekmekler ziyan olmaz, sofra da farklı bir lezzet kazanır.

İsraf İslâm dininin de şiddetle yasakladığı kötü bir davranıştır. Yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerîm'de “Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü O (Allah), israf edenleri sevmez (Araf Suresi 31. Ayet) buyruluyor. Bir Müslüman olarak bu buyruğa kulak vermemiz gerekir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ayşenur     03.11.2024
Yorum : Çok teşekkür ederim Amin hepimize🤲🤲




Ekleyen : melike    05.03.2014
Yorum : ekmekleri ısraf etmeyin lütfen kaç milyon insan ölüyo




Ekleyen : yavuz    08.11.2013
Yorum : İsraf buyurduğunuz gibi haramdır. Irmak kenarında abdest alırken suyu israf etmeyiniz diyen bir Peygamberin ümmeti bu konuda çok dikkatli olmalı. Allah'ın sevmemesi ne kadar büyük bir uyarı!





 
Ana demek, mana demek... - Sayı 128
Ekrandan akrana yahut bir... - Sayı 128
Suyun serencamı... - Sayı 127
Sünnete uygun yeme içme v... - Sayı 127
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


40
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz
Ümitle


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17697590
 Bugün : 6448
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 883229
 Bugün : 2486
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1143
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim