Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3460 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ana dilimiz Türkçe
Site Editörü

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

“Ana dil” ne güzel isim… Teknik olarak, “kendisinden yeni lehçeler ve diller türeyen dil” olarak tanımlansa da, başındaki “ana” sözcüğü “dile” hakettiği değeri katan, çok anlamlı bir önek. Efendimiz’in “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözü de aklımda olarak söylüyorum bunları.

Bir kimsenin ana dili, o kimsenin kimliğidir. Dağlarca’nın dediği gibi, dilimiz bizim ses bayrağımız. Nasıl bayrağımız, marşımız millet olduğumuzun bir “şiarı” ise dilimiz de öyle. Bugün Türkler’in yaşadıkları yerler dendiğinde, Türkçe’nin konuşulduğu yerler kastedilir. Eğer bir yerde soy olarak Türkler var ancak bu topluluk dillerini unutmuşlarsa bu durum sadece dillerini unuttular diye nitelenmez, “Türklüklerini” kaybetmişler diye nitelenir.

Dil, bir toplumun “millet” olabilmesi için olmazsa olmazlardan. Söz gelimi Amerika’yı ele alalım. Birçok milletten insanın bir araya geldiği bir ülke Amerika ancak “millet” olabildiler mi? Millî bir dilleri yok, çoğunlukla İngilizce olmak üzere İspanyolca, Fransızca konuşulan yerler var. Amerika’nın bu durumu biraz İstanbul’a benziyor, herkes bir yerlerden gelmiş.

Bugün Türkiye dışında, özellikle Almanya’da birçok Türk yaşıyor. Her geçen nesil de bu vatandaşlarımızdaki kültür değişimi dikkati çekiyor. Bu değişimin nedeni de dil ve millet kültüründen uzak kalınması. “Bir iki nesile kalmaz Alman gibi olurlar” yorumlarını bu nedenle çok duyuyoruz. Ancak gurbetteki Türkler’den kimileri de “evde özellikle Türkçe konuşmaya dikkat ediyoruz” diyorlar, sadece Türkçe konuşarak “millî” kimliklerini korumada çok önemli bir adım atıyorlar, ses bayraklarını dalgalandırmaya gayret ediyorlar.

“Türk Milleti” kimliğimizi korumamız için öncelikli olarak korumamız gerekenlerin başında dilimiz geliyor. Bu konuda ne durumda olduğumuzu herkes kendi etrafındaki duruma bakarak az çok anlayabilir. Kendi adıma işimle ilgili dokümanlarda veya e-posta yazışmalarında kullanılan dile baktığımda çok iyi bir yerde olmadığımızı görüyorum. Buradaki sorun dilin güzel kullanılmasından çok bu konuda hassas olunmaması ve rahatsızlık hissedilmemesi. Allah hayırlı uzun ömürler versin, herkesten Yavuz Bülent Bakiler hassasiyeti beklemiyoruz elbette ama bazen bu kadar da olmaz dediğimiz örneklerle karşılaşıyoruz. Doğru şekilde cümle kuramayanlar, okuduğunu anlayamayanlar… Dahi anlamındaki “de”, “da” eklerinin kelimelerinin ayrı yazılmasını söylemiyorum bile…

Dil sorunlarının altında yatan önemli sebeplerden biri dilimizi okumamamız. Öğrencilerimizin önemli bir kısmı sınavlarda Türkçe paragraf sorularını okumadan geçiyorlar. Halbuki Türkçe’yi o kadar güzel kullanan yazarlarımız var, o yazarlarımızın birkaç kitabı okunsa durum inanın değişir. Birlikte çalıştığımız ve Türkçelerindeki sorunları sürekli gündeme taşıdığım arkadaşlarıma soruyorum, kitap okuyor musunuz diye, beklediğim cevabı alıyorum; hayır…

Türkçemiz, çok güzel bir dil. Güzelliğin ortaya çıkması için onu kullanmamız gerekli. O dilde okuyarak, belki yazarak, -hattâ ince işçilik de yapacağım derseniz- şiirini yazarak...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Takvadan bekâya helâl eko... - Sayı 128
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17653403
 Bugün : 1729
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 871205
 Bugün : 424
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 312
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim