Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2286 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Biliyorsunuz, bu vatanın hâin, lâin ve cânileri cezâevinden mahkemeye gelirken içlerinden birinin habis göğsünde İngiliz kâfirine hizmet ettiğini anlatan ve onların lisânınca “HERO” (kahraman) (!) yazılı bir tişört vardı. Bu alçaklık ve şerefsizliğin pek çok mânâları var ama en belli başlı olanlarından birkaç tânesini saymak istiyorum.

1-“Biz burada cezâevinde değil, en lüks hilton otellerinde yaşar gibi yaşıyoruz ve kimse bize” gözünüz üzerinde kaşınız var” diye sormuyor...

2-“Biz şimdiye kadar yediğimiz haltın ve yapmış olduğumuz her türlü hıyânet ve cinâyetin arkasındayız ve bu tür alçaklıklardan, kâfirlere hizmetten aslâ nâdim ve pişman değiliz”!..

3-“Biz ancak; (Yassıada adâlet (!) divânın)da merhum Adnan Menderes’e yapılanların aynısı yapıldığı takdirde her şeyi itiraf ve ikrâr ederiz. Çünkü biz, insan değil vahşi birer sırtlan ve ‘firavun fâreleriyiz’…

4-“Bu işin arka plânında oradaki gardiyanlar dâhil, o hâin ve alçakları cezaevinden alıp tââ mahkemeye gelinceye kadar koruyup-kollayan ve bu rezâletlere ses çıkartmayan sözde o görevliler içinde bir soru işâreti olduğu görülmekte ve onların da tekrar gözden geçirilmeleri gerektiği anlaşılmaktadır..”

5-Bu alçaklara ve sebep olanlara gerekli ceza verilip, hadleri bildirilmezse korkarım bu yol olur ve daha bir sürü reziller de bunu yapabilirler. Nitekim yaptılar da…

Ayrıca bu rezil ve sefillerin cezâevlerinde ve mahkemeye geliş gidişlerinde çıkardıkları her tür rezâletin ve itliğin karşılığı, usûlü dâiresinde sorulup, ıslatılarak, tekrârına aslâ meydan verilmemesi de bir insanlık ve oraların genel kuralı olmalıdır. Aksi halde bu alçaklara tanınan her tür insânî davranış, o nâmussuzların daha da şirretleşip-küstahlaşmasına, aynı alçaklık ve hıyânetlerini katlayarak yapmak istediklerini göstermektedir. Bu durum her şeyden önce, o menfur olayda can veren bunca şehit ve gâzilerimize, mahkemeye ve millete karşı yapılan en âdî ve alçakça bir tecâvüz ve hakâretlerin devâmı niteliğinde bir mel’unluktur, cezâsız kalmaması gereken çok iğrenç bir hakârettir…

Elbette daha buna benzer pek çok sorular ihtiva eden bu hâinâne davranışlar bütün dünyânın gözü önünde cereyan etmekte. Başta ABD olmak üzere, Almanya, Fransa, Hollanda ve diğer kâfir ülkeleri neden sürekli ciyaklıyor ve saldırıda bulunma alçaklığında bulunuyorlar?.. Çünkü bomba ellerinde patlamış ve bu pisliğin altından resmen ve bizzat kendileri çıkmış, bütün ihânetleri belli olmuştur. Oysa şimdiye kadar, kuzu postu ve dost görünüyor ama saman altında su yürütüyorlardı. Artık düşmanlıklar sırıtmaya başlamış ve her türlü alçaklıklar gizlenemeyecek şekilde açığa çıkmış.

Eskiden dolaylı, sistemli ve sinsice yaptıkları alçaklıklar bunlar kanalıyla ortaya dökülmüş ve kendi lisanlarıyla; “Biz oradayız ve onların arkasındayız. Onlarla birlikte PKK, DHKP-C ve diğer örgütler bizim uşağımız ve köpeğimizdir. Onları birer iç isyân ordusu olarak kullandık ve kullanıyoruz” demektedirler… İşte bu “HERO” b. yemesinin diğer bir manâsı, frenkçesi-kâfircesi de budur...

Şimdi bize âit olan ise; asıl, “asmayıp da, besleyelim mi” sözü bunlar için geçerli ve şart olmuştur! Bundan sonra o hâin ve alçakların yediği her lokma ve içtiği bir yudum su bile fazladandır. Mâkul ve mantıklı davranmak ancak, nâmuslu insanlar için geçerli olan bir kuraldır. Bunlarda ise ne nâmus ve ne şeref diye bir kavram vardır. Üstelik vatan ve millet düşmanlarında nâmus aramak, çölde su aramaktan daha ahmakça bir davranıştır. Ayrıca “Vatana ihânetin cezâsı, divânıharp ve kurşuna dizilmek” değil midir? Türk yasalarında bunlar yok mu? Daha ne zamana kadar bu hâin ve cânileri, alçakları besleyecek ve bunca  ihânet ve nankörlüklerine katlanacağız? İşin aslı ve özü; bunların ihânet ve çatışma ânında gerekenlerin ânında yapılması ve orada itlâf edilip-temizlenmeleri gerekirdi. Sonu gelmeyen mahkeme ve soruşturmalar, zamâna oynamanın başka bir şeklidir. Bu konuda suçlu olanlar sâde o hâinler değil, onlara sözcülük ve avukatlık yapanlar da aynı derecede suçlu ve mücrimdirler. Son sözü merhum M. Âkif’in şu yürek yakan şiiri ve duâsıyla bitirmek istiyorum:

“Rûh-i İslâmı şedâid sıkıyor, öldürecek.

Zulmü te’dip ise, maksud-i mehîbin gerçek,

Nâre yansın mı berâber, bu kadar

mazlûmîn?

Bîgünahız çoğumuz, yakma ilâhî. Âmîn!

Müslüman mülkünü, her yerde felâket

vurdu.

Bir bu toprak kalıyor, dînimizin son yurdu”

(Safahat S. 187)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Gaflet, dalalet ve hıyane... - Sayı 123
Gülerek günah işleyen ağl... - Sayı 122
İçimde bir yara var... - Sayı 121
Parlamenter sistem ve mağ... - Sayı 121
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15152657
 Bugün : 5588
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640394
 Bugün : 155
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim