Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4308 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Korku ve Sevgi
Kürsü Nizam

  Sayı: 56 - Nisan / Haziran 2007

Müslümanda korku, sevgiyle karışıktır. Hiçbir garaz ve riyaya bağlı değil, sâf ve hasbî...
"Allahım, ben sana cehennem korkusuyla tapıyorsam beni cehennemden çıkarma; ve eğer cennet tamahiyle tapıyorsam cennete alma!" diye dua eden velî meseleyi çözmüştür.
Vahşi bir nefs emniyeti içinde sonunda hiçbir kaygısı olmayan ferdin hali (emn) nasıl küfürse, ezici bir korku altında âkıbetinden ümit kesenin hali de (ye's) yine küfür... Her şey dönüp dolaşıp çifte kanatlar muvazenesinde karar kılıyor.
Allah, kullarını cehennem azabı için yaratmış olsa (hâşâ) onu yine seveceksin!.. Cennet nimeti için yaratmış kabul etsen, yine korkacaksın!..
İslâm'da "beynel havf verreca" tabir edilen (korku ile ümit arası) bu hal ahlâkımızın müdir noktalarını belirtir ve Allah'ı, şan ve azameti icabı, hem korkuların, hem de sevgilerin en büyüğüne lâyık gösterir.
Kaldı ki, "rahmetim gazabımı geçti" buyuran Allah, azabının rahmet olduğunu belirtmiştir.
İmam-ı Rabbanî "Allah bana kahriyle tecelli etti; kahırdan başka bir şey göremedim; rahmetiyle tecelli etti, rahmetten başka bir şey göremedim." buyuruyor.
MERHAMET
Hristiyan Batılılar İslâm'da merhamet duygusunun eksikliğinden dem vururlar. Bu görüş, fotoğraf camında bütün siyahların beyaz ve beyazların siyah görünmesi çapında bir ters tecelli...
Hazret-i Ebu Bekr'in duası: "Yârabbi, benim vücudumu Cehennem'de o kadar büyüt ki, başka kullarına orada yer kalmasın!" Bu mu İslâm'da merhamet eksikliği?..
Bazı illetlilerin hastalıklarını üzerlerine cezp edip yatağa düşen ve can veren velilere ait menkıbelerle dolu tasavvuf kahramanlarının, her damlasında kâinatın kurban olduğu göz yaşları... Bu mu İslâm'da merhamet eksikliği?..
Bütün bunlara karşılık merhameti de, sırrîliği de sun'î Hristiyanlığın, yine İslâm'ı yavan, açık ve sırrîlikten yoksun olmakla suçlamalarına şöyle mukabele edebilirsiniz: "Yine akı kara göstermekte ısrar ediyorsunuz. İslâm'da sırrîlik, gizlilik, o kadar kesafettedir ki, ışığı gözü kör etmekte ve her tarafı kapkara göstermektedir. İslâm'da gizlilik, gizliliği bile gizleme mertebesindedir. Sizdeyse sun'î gizlilik açıktadır. İslâm'da her şeyin açık ve yavan görünmesi de, kapalı ve cevherli olmanın peçesidir. Tıpkı gıdanın baş unsuru olan yavan ekmek gibi... İslâm pastanın kendisidir ve üzerinde ziynet nakışlarına ihtiyacı yoktur."
Çölde bir ateş yakıp yanı başında emekleyen yavrusuna çorba pişirmekte bir kadın... Allah'ın Resulü oradan geçmektedir: "Ey Allah'ın Resulü ben bu çocuğu ateşe atabilir miyim?"... "Atamazsın!", "Ya Allah kulunu nasıl cehenneme atar!"... Ve Allah Resulü'nün mukaddes gözlerinde bir çift damla... İşte sır idraki!..
"İslâm'ın Yayılışı Tarihi"nden bir sahne: Papaz, darağacının dibinde sırasını bekleyen bir mümine der: "Asılmak üzeresin! Birkaç dakika sonra senin için ne gün ışığı var, ne de gökyüzünde tek bir yıldız. Bari hak dine gel de kurtulmuş olarak git!" Müslüman neş'e içinde cevap verir: "Bana bu fırsatı verdiğin için sana minnet borçluyum; asıl ben sana hak dini telkin edeyim de sen kurtulmuş olarak kal ve ben kurtulmuş olarak gideyim!"... İslâm'da dâva ahlâkı, gayr için fedakârlık ve imanına sadakat mertebesi...
FÂRİKALAR
Frenklerin (nüans) dediği; iki benzer renk arasındaki incelik gaamıza, ton farklarını mefhumlaştırıcı bir kelime var. Bu kelimelerin "gaamıza" tabirinde bulduğu nihaî anlamiyle, incelikler dini İslâm'da kıl payı fark içinde mahiyet değiştirici ve kötüden iyiye geçirici ahlâkî ölçülerden misaller veriyoruz: İyi ve kötü, çirkin ve güzel yan yana... İlki çirkin, ikincisi güzel...
İnat – Sebat...
Gurur – Vakur...
Taazzum – Heybet...
Hasislik – Hesabîlik...
İsraf  – İbzal...
Haset  – Gıpta...
Nefse güven –  İrade...
Acele  – Gayret...
İntikam – Hak aramak...
Cür'et  – Şecaat...
Zillet  – Mahviyet...
Falcılık  – Hayra yormak...
Tereddüt  – Teenni...
Lâfazanlık  – Hikmetli söz...
Tecessüs  – Tahkik...
Saklanmak  – Örtünmek...
Yılışmak  – Halleşmek...
Zoraki katlanmak  – Sabır...
Taklit  – Tedkik...
Yılgınlık  – Teslimiyet...
Yüzgöz olmak  – Ünsiyet...
Ham heyecan  – Hassasiyet...
Cehalet  – Meçhule hürmet...
Özenti  – Zerafet...
Dalkavukluk  – Hakkı tasdik...
Oburluk  – Nimete hamd...
Kasavet  – Hüzün...
Meskenet  – Tevekkül...
Gıybet  – Tenkit...
Kavga  – Mücadele...
Kahkaha  – Tebessüm...
Kızmak  – Hak için hiddet...
Şımarmak  – Hamdetmek...
Böbürlenmek  – Nimeti dillendirmek...
Peltelik  – Yumuşaklık...
Süspüs  – Temizlik...
Şatafat  – Sadelik...
Taşkın hürmet  – Yerinde saygı...
Yobazlık  – Hakka bağlılık...
Göz yummak  – Affetmek...

İşte sevimli bir rakam olan 40 adediyle birinin altında şeytan öbürünün üstünde de Rahman tecelli eden ve sahte bir andırış içinde aykırılık belirten, karşılıklı iki sıra ahlâk verisi... Her şey hududu kıvamı içinde... Fârikaları ayıklayabilecek göz de kalpte...
Hadis meali: "Müminin ferasetinden kaçınınız; o Allah'ın nuriyle nazar eder!" Ahlâk da kalpte, fikirle iç içe İlâhî bir nur... (Ahlâk bölümü bitti)


HASTA

Hayretler içindeyim! Biri yolda düşüp bayılsa, koşarlar, kaldırırlar, eczaneye, hastaneye, bir yere, bir tarafa götürürler. Körün, sağırın, çolağın, topalın, şunun, bunun, teker teker bir hastalık teşhisi ve devâ merkezi var... Böyleyken küfür hastalığının dispanseri yok... Çünkü kâfir iki ayağı üzerinde durabilmektedir; gözlerinin gördüğü, kulaklarının işittiği, aklının işlediği sanılmaktadır. Ah o göz ki, görmeye, o kulak ki, işitmeye, o akıl ki, düşünmeye perdedir; ve bunların sahibi sıhhatte bilinmekte... Öbür hastalar da kim oluyor? Yok mu hastaları, bu öldükten sonra ölmeye gidecek çaresizleri kurtarmaya bir çare?.. Nerede bunlara mahsus sıhhî imdat otomobilleriyle garajları dolu büyük cemiyet (agora)sı?..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Gıda... - Sayı 94
GIDA... - Sayı 93
MEVLİT... - Sayı 68
D?NYA... - Sayı 67
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16800033
 Bugün : 950
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732892
 Bugün : 154
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 202
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim