Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3398 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

D?nya
Kürsü Nizam

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2009

(Bu bölümdeki imzasız yazılar İman ve İslâm Atlası’ndan alınmıştır)

ÂHİRETİN TARLASI

“Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya, hemen ölecekmiş gibi âhiret”... İşte yekûn halinde varlığın hesabı!..

“Dünya âhiretin tarlasıdır” ve orada, burada ekilen biçilecektir.

Onun içindir ki, İslâm'da, Hristiyanlıkta olduğu gibi “târik-î dünya”lık, dünyayı terk edicilik yoktur. Ama ne gariptir ki, onun işi ölçüyü taşıracak mikyasta dünyayı benimsemek, bizim halimiz de ölçünün altında kalmak olmuştur.

Hristiyan âlemi dünyayı terk etmeyi ve ruhbaniyeti estetikte muhafaza eder ve olanca cehd ve kuvvetiyle madde ve dünya fetihlerine başvurur. Biz ise, asıl değeri öbür tarafa vererek, fiilde, âhiretin basamağı olan dünya tarafını idrak etmek şuurunu asırlardır yitirmiş bulunuyoruz.

Peygamberler bu dünyayı füzeleştirip öbür dünyaya aktarmak için geldiler. Cennetten yola çıkarılıp bu dünyaya indirildiler ve dünya ile cennet arası feza yolunu nurla döşeyerek çizdiler. Hem ferde, derinliğine ruh mucizesini, hem de cemiyete, genişliğine toplum marifetini öğrettiler.

Ferdî ruh mucizesi bir inci farzedilecek olursa, genişliğine toplum marifeti o inciyi zarflayan istiridye kabuğudur. İkisi birbirine aykırı görünse de incinin kabuğundan vazgeçmesi, halis kemal anlayışiyle mümkün değildir.

Tasavvuftaki “terk” ve “terküterk”, evvela bırakmak ve sonra bırakmayı bırakmak, yani bıraktıktan sonra yine dünyaya dönmek vazifesi, bu tezadı kaynaştırır ve sırrı çözer.

Orada olarak burada bulunmak ve gayelerin gayesi olan yolu açık tutmak... Biz şimdi gayelerin gayesi üzerinde değiliz de gaye üstündeyiz ve onu dünya diye isimlendiriyoruz. Dünya büyük “intihâ”nın “iptidâ” noktasıdır ve ne onu kaybetmeye ne onda kaybolmaya yol mevcut...

UMRAN

“Mescitlerinizi sade, şehirlerinizi ziynetli bina ediniz!” hükmü hadîs emri iken işte manzara!.. Mescit, İlâhî rahmeti kıvrım kıvrım arayan bir çizgi (senfoni)si kadar güzel... Şehirse ona bitişik salaşpur evler, hendese fikrine düşman ivicaclı sokaklar, viranelikler... Böyle anladık İslâm'ı...

Viraneliklerde ömür sürenlerin kabirdekilerden farkı olmadığını bildiren, yine Kâinatın Efendisi...

“Her şey camide, bende iş yok!” diyen şehir hayatımızın, “evet her şey camide ama onu yalnız ve öksüz bırakmakta değil, şahane mekânlarla halkalamakta” görüşüne teslim olması lâzımdır. Her şey dünya hayatının silip süpürülmesinde ve dünyanın çöplüğe döndürülmesinde sanıldı ve bu yüzden cami kazanılmış değil, kaybedilmiş oldu. Ondan sonra da, kabahat sanki camideymiş ve etrafının çöplük haline gelmesini cami emrediyormuş gibi, 100 katlı gökdelenler taklitçiliğine yol açıldı. Tanzimat'a kadar gelişimiz ve Tanzimat'tan sonra gidişimiz, her sahada dünya ölçüsü bakımından başka bir mânâ ifade etmez. O gün bugün, hem dünya elimizden düştü hem âhiret...

Dünyaya karşı gerçek din anlayışımız yalnız 3 asır... 14, 15 ve 16. asırlar...

Bir şeye mâlik ve mutasarrıf olmak onun hududunu bilmekle kaimdir; ve dünyanın hiçliğini tayin, onu tam tasarruf altına almakla... Bu görüşün zaman planında işaretçisi cami, mekân planında ifadecisi de şehir, yol, köprü, bend vesaire...

Kaldırımları mânâda billûrdan, kubbeleri zümrütten, sütunları ve merdivenleri somaki mermerden büyük (metropolis) ideali İslâm'ındır. Öyle bir ideal ki, “hiç”in “hep”i göstermekten başka vazifesi olmadığını mimarîleştirsin ve hakkından zerre kısmaksızın “hep”e teslim etsin.

“Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya, hemen ölecekmiş gibi âhiret” emrindeki sır burada...

İsa Peygambere atfedilen “Allahın hakkını Allaha, Sezar'ın hakkını Sezar'a veriniz!” sözündeki hikmet de budur.

Umran, her sahada yalan dünyayı bezedikten sonra onu üstün hakikat önünde harap görme işi... Harabede oturmak değil...

Umran, bütün iş ve hamle şubelerinde dünyayı konuşturduktan sonra yalanını çıkarma vazifesi...

Umran, bu dünya ve o âlem arası bitişme âhenginin çifte kanat muvazenesi...

Umran, maddeyi sonuna kadar süsleyip ruha gelin etme borcu... Şehirde, köyde, suda, toprakta, evde, odada, kılıkta, edâda, mektepte, terbiyede, her şeyde, her şeyde mâmur dünya; ve sonra hepsini birden bohçalayıp âhirete teslim etmeye memur insan...

CİHAD

Cihad farzdır.

Hak ve hakikat telâkkilerinin boğuşma sahası olan dünyada İslâm'a düşen ve insanlığı kendi öz vâhidi etrafında toplamayı gayeleştiren vazife...

Hem kendi cemiyeti hem de başka toplumlara karşı hak ve hakikat mücadelesi...

Cihadın resmî kudret ve teşkilât dairesi, ordu... İster müdafaada, ister taarruzda... Bu bakımdan İslâm (militarist-orducu)... Ve ordu-millet yuğurucusu...

Cihad kavim arasında olduğu gibi, aynı kavmin aykırı zümreleri arasında da olur ve nihayet en büyük mücadele planı olarak ferdin kendi içinde, kendi kendisiyle çarpışması şeklinde cereyan eder.

Bir gazâ ve zafer dönüşünde Allahın Sevgilisi sahabîlerine hitap ettiler: “Şimdi küçük cihattan en büyüğüne gidiyoruz!..” En büyük cihadın ne olduğu sorulunca da şu mukabelede bulundular: “Tek kişinin öz nefsiyle çarpışması...”

Resmî cihadın erlerine İslâm iki makam tayin etmiştir: Dünyada gazi, ahrette şehit... Bu makamların hususî sahalarda da gazâ edicileri ve şehitleri vardır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Gıda... - Sayı 94
GIDA... - Sayı 93
MEVLİT... - Sayı 68
D?NYA... - Sayı 67
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Çaresizlik yoktur, umutsuzluk vardır. Engellerin yıkılması umut etmeyi umut etmekle başlayacaktır.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Beslenmede sünnet ölçüsü
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Kardelenden Haberler
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16780887
 Bugün : 2719
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 731323
 Bugün : 173
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 270
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim