Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4769 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Asker korumalarla tavaf
Hasan Tülüceoğlu

  Sayı: 74 - Ekim / Aralık 2012

Amerikalı zenci Müslüman lider Malcolm X, Mekke'ye Allah'ın evine gittiğinde kendi lideri Elijah Muhammed ve diğerlerinin, kendine ve tüm Amerikalı zenci Müslümanlara işledikleri gibi siyah insanın tüm beyaz insanlarca dışlanıp ikinci sınıf insan kategorisine sokulmadığı gerçeğini tavaf esnasında görmüş ve kelimenin tam anlamıyla orada öylece şaşıp kalmıştı. Bu gerçeği görme, onun siyah Müslüman olarak hayata ve dünyaya bakışını tamamen değiştirmişti. Aynı zamanda bu gerçeğin başlangıcı, onun hayatının geriye sayımı olacaktı.

Peygamber Efendimizin hac sevabı alınacağını ifade ettiği Ramazan ayında, -Allah'ın takdir ve nasiplendirmesiyle bir gün gidip görebilecek miyim endişelerini taşıdığım- Allah'ın evine erişme ve umre yapma nasip oldu.

Allah'ın emriyle İbrahim peygamber tarafından yapılan bu sade Kutsal Yapı görülmeye değer ve sebebini fark edemediğiniz harika bir çekicilikte. En büyük ibadet her şeyin tek yaratıcısı Allah'ın bu evinin etrafında dönmek ve onu seyretmekti. Dünyalık her şeyi unutarak ilâhî bir aşk ve huşu içinde Efendimizi ve sahabeleri düşünerek en büyük ibadet tavafı yapmak, insanların dini atmosfer hallerine şahit olmak, güzel ve değerliydi. Aşırı insan yığınları içinde yer yer sıkışarak ona buna sürtünüp çarparak insanların sıcaklığından sırıl sıklam terlemek bu ibadetin gerçekleriydi. Mekân birlik haykırıyordu. Çocuk, genç, yetişkin, yaşlı, kadın, erkek hep bir arada aynı seviyede ve Allah'ın evinde Allah katında aynı değer ve birlik içindeydi.

Sonra insanların ayrımsız bir arada döndükleri Allah'ın evinin çevresinde, etrafı asker korumalarla çevrilmiş kendi ve az maiyetine geniş alan açılarak tavaf yapan devlet başkan ve erkânlarını gördüğümde Malcolm X'den daha fazla şaşkınlık yaşadım. Devlet başkanları rahat tavaf yapacak diye yerine göre asker korumalarca Tanrı'nın insanları itiştirilip sıkıştırılıyordu.

Geçerli sebeplerle bahaneler gösterilse de bu, Allah'ın evinde apaçık bir ayrımcılıktı. En önemlisi de orada birliği bozmaktı. Kâbe'deki en büyük ibadeti sekülerleştirmekti. Öteye açılan, açılabilecek manevî atmosfer ve kapıları zorla kapatmaktı. Tanrı'nın evinde Yaratıcı'ya karşıtlık ve dünyalık meta peşine düşmekti.

Herhangi bir camide namaz vakti saflara oturup namaz için ezanın bitmesini bekliyorsunuz. İri kıyım kulakları ve yanakları siyah çubuklu birileri sizi saftan kaldırıp vali kaymakam velhasıl devlet erkânı için yer açıyor. Bu, Allah'ın evinde yapılacak bir davranış mıdır? Böyle davranıldığında, Allah'ın evinde, Allah'ın huzurunda insanlar arası ayrım yapılmış olmaz mı?

Kabe'de korumalar eşliğinde tavaf yapmak bence aynı şeydir ve daha büyük bir yanlıştır.

Asker korumalar eşliğinde yapılan seçkin tavaflara şahit olduktan sonra benim için yaptığım tavafımın bir anlamı kalmadı. Allah katında kendimi en alttakiler konumunda görmeye başladım. İçin için kızdım sızlandım. O en kutsal mekânda, dünyalık metalar peşine düştüm.

“Tanrım neden beni etiketsiz vasıfsız kıldın, bana da bir üstünlük verip devlet yetkililerinden kılsan herkesin merak beğeni ve birazda rahatsız edilmenin verdiği buruklukla baktığı o dünyalık saltanat verdiklerinden olsaydım.”

Maalesef bunları düşündüm. Şeytan artık zihnime girmişti; dahası saltanat sahipleri bu ayrıcalıklarıyla benim için şeytana bu fırsatı verdirmişlerdi. Daha ilerisi, şeytan desiseleri olarak düşündüklerim: “Acaba Allah ahirette de dünyalık statüleri koruyacak mı? İnsanları itiştirerek etraflarında bir yığın askerlerle tavaf yapanlar Cennet'e girmek içinde korumalarını çağırıp orada insanları itiştirebilecekler mi?”

Oysa Efendiler Efendisi, bir kral gibi davranabilecekken tam tersine insanlardan bir insan gibi davranmıştı. O tavaf yaparken etrafında askerleri yoktu. Herkesle birlikte sıradan bir insan en önemlisi herkes gibi Allah'ın bir kulu olarak tavafını yapmıştı. İnternetten araştırmama rağmen aksi bir bilgiye ulaşamadım. Hattâ Mekkeli müşrikler de tavaf yapıyorlardı. Ama Ebu Cehil ve diğer Mekke ileri gelenlerinin ayrıcalıklı tavaf yaptıkları bilgileri maalesef mevcut değil.

Ve Efendiler Efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa, dünyayı elinin tersiyle itmişti. Kuru hasır üzerinde yatmış, vücuduna çıkan hasırın izlerini Hz. Ömer gördüğünde 'Kisralar Kayserler saraylarda kuş tüyü yataklarda yatıyorlar' diye hayıflandığında O, 'istemez misin Ey Ömer! Dünya onların ahiret bizim olsun' uyarısında bulunmuştu.

Aşırı hassas davranıp bu olayı büyütüyor olabilirim; ama böyle bir Peygamberin Müslüman ümmeti, o günkü Kayser ve Kisralardan daha kral, daha çok dünyalık nimetlere sahip Müslüman Saltanat Sahiplerinin, Kabe'de Allah'ın en yakın huzurunda kendilerince bahanelerle ayrımcılık yapıp tevhidi bozmalarını ben hiçbir şekilde mazur ve hoş göremem.

Ve bu davranıştan, elin gâvuru karşısındaki aşağılık konumlarımızın ipuçlarının yattığını düşünüyorum.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Göbeklitepe’de Hz. İbrahi... - Sayı 124
İslâmcıların kültürelsizl... - Sayı 89
Batılılaşmada mündemiç di... - Sayı 88
Babel'de doğuya bakış... - Sayı 87
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Beslenmede sünnet ölçüsü
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Kardelenden Haberler
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16764709
 Bugün : 3374
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 730759
 Bugün : 299
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 189
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim